ata's profileROCK_KİNG_ATAPhotosBlogListsMore ![]() | Help |
ROCK_KİNG_ATAÇILGIN_ROCKÇU
BURDA NE ARARSAN VAR
wELcOmE sPaCEs kİnG AtA
|
November 30 ask hikayembir selamla baslamıstı hersey ask gibi duyguların benden tamamen gectigini düsünüyordum ta ki karsıma melegim cıkana dek ondan önce bu duyguları bir kere yasamıstım bi daa yasamam zannediyodum ama suan öyle bir ask yasıyorum ki ara sıra ben bile inanamıyorum ara sıra kendimi bile unutuyorum attıgım her adımda onun adıyla yürüyorum yattıgımda onun adı sabah kaltıgımda yine onun adı her seyimde o var yani melegim bukadar büyük sevgi nasıl tasınır bilmiyorum ama ben tasıyorum onlayken bile onu özlüyorum ona hasret kalıyorum yani o benim herseyim artık kendimi onda buluyorum ama o bu kadar sevildigini biliyormu bilmiyorum aslında onun beni nekadar sevdigini bende bilmiyorum ama olsun ben onu akılların hayal edemeyecegi kadar seviyorum yani ben onu kendimden bile cok seviyorum o benim hasretim o benim sevdigim o benim bitanem askım canım melegim onun adının gectigi yerde bende akan sular bile duruyor konustugu her söz konustugu her kelime kulaklarımdan hiç çıkmıyor daha dogrusu ben cıkarmak istemiyorum onun konustugu kelimileri kulagımdan hep onun sesi cınlasın diyorum kulaklarımda vede öyle oluyor insanda milyonlarca hücre var her bir hücremde onun ismi var kabim sanki attıgında melek melek diye atıyor ben onun için yasıyorum onun varlıgıyla yetiniyorum hiç dokunmasamda görmesemde her zaman hayalimde sanki uzakta deilde içimde yanımda bir nefes kadar yakınımda hissediyorum onu onun nefes aldıgını bilmek bana yetiyor onu bir tlfnu acıp alo demesi beni sevincten havalara ucuruyor bu kadar yogun duygular besliyorum ask adına ne varsa her sey geciyor en mutlu günümüzde bile bir gün bitme onu kaybetme duygusuyla yasıyorum onu düsünüyorum her saat her dakika her saniye hatta her sanise o hayatıma girmeden önceki halimle onun hayatıma girdilten sonraki halim cok farklı ask insanı cok degiştiriyor ask bu kelimenin büyüklügünü sadece senle yasıyorum melegim sen benim canım hayatım vazgecilmesi imkansızsımsın senden vazgecmek hayattan vazgecmek demek ondan baska hiç bişey beni ilgilendirmiyor onun bir keimesi bana dünyadaki en büyük mutluluk ya hissetittigim duyguları yazmak mümkün deil duygularım yazılmıyo duygularımı hissetmek gerek ama benim duygularımı tasıyacak birinin oldugunu sanmıyorum o kadar büyükki tasıyacak hiç kimse yoktur bence en güzel askın benimki oldgunu hissediyorum ve en büyük askı yasıyorum her ne kadar anlasılmasamda evet bu kadar büyük bir ask bir selamla basladı tuhaf ama öyle bir sarkı var bilmezdim bir daha bir daha sevecegimi yine ögrettin bana sevmeyi yeniden dogdumsenle ögrendim yürümeyi ne olur bırakma ellerimi melegim melek yüzlüm senin yürüdügün yollar bile o kadar sanslı ki o talı yüzü o masum bakısı her gün görüyolar keske yürüdügün yollar ben olsaydımda sen her gün üzerime basıp gecseydin canım melegim senden baska hiç bir insanın varlıgı benim umrumda deil dünyada sanki sadce senle ben nefes alıp veriyoruz cünkü ben senden baska hiç kimseyi görmüyorum görmekte istemiyorum imkansız askım benim sen dünyanın en özel en güzel en tatlı insanısın yanımda vede hep öyle kalacaksın yazammıyorum duygularımı hissetmen gerek kalbim seninle atıyo bir gün sana ulastıgımda bir gülüsün bana yeter melegim bu saf tertemiz askıma artık sen ne kadar deger verirsin oda senin bilecegin bir mesele ama benim sevgime benim askıma hiç kimsenin askı yetmez melegim melek yüzlüm iyiki hayatımda varsın ve iyiki hayatıma girdin ben hayatı seninmle tanıstıktan sonra yasıyorum senden önceki hiç bişeyi hatırlamıyorum dogum günüm seninle tanıstıgım gün melegim ben o gün dogdum ondan önceki hayatım hiç bişey ifade etmiyordu benim için evet bir slmla baslayan ask ne zaman bitecek derseniz kalbim ne zaman atmayı unutursa senin sevgin hep kalbimde olcak melegim ve o attıkca hep devam edecek melegim melek yüzlüm senin tanıdımı için dünyanın en sanslı insanıyım yorgun kalpten dünyanın en cok sevilen ve bunuu sonuna kadar hak eden melegine sevgier September 23 mümekmel ask hikayesi mutlaka okuyunKıza bir partide rastlamıştı.. Harika birşeydi. O gün peşinde o kadar delikanlı vardı ki... Partinin sonunda kızı kahve içmeye davet etti. Kız parti boyu dikkatini çekmeyen oğlanın davetine şaşırdı ama tam bir kibarlık gösterisi yaparak kabul etti. Hemen köşedeki şirin kafeye oturdular. Delikanlı öyle heyecanlıydı ki, kalbinin çarpmasından konuşamıyordu. Onun bu hali kızın da huzurunu kaçırdı... “Ben artık gideyim” demeye hazırlanırken, delikanlı birden garsonu çağırdı. “Bana biraz tuz getirir misiniz” dedi. “Kahveme koymak için.” Yan masalardan bile şaşkın yüzler delikanlıya baktı. Kahveye tuz! Delikanlı kıpkırmızı oldu utançtan ama tuzu kahvesine döktü ve içmeye başladı. Kız, merakla “Garip bir ağız tadınız var.” dedi.. Delikanlı anlattı: “Çocukken deniz kenarında yaşardık. Hep deniz kenarında ve denizde oynardım. Denizin tuzlu suyunun tadı ağzımdan hiç eksilmedi. Bu tatla büyüdüm ben. Bu tadı çok sevdim. Kahveme tuz koymam bundan. Ne zaman o tuzlu tadı dilimde hissetsem, çocukluğumu, deniz kenarındaki evimizi ve mutlu ailemi hatırlıyorum... Annemle babam hala o deniz kenarında oturuyorlar. Onları ve evimi öyle özlüyorum ki...” Bunları söylerken gözleri nemlenmişti delikanlının... Kız dinlediklerinden çok duygulanmıştı. İçini bu kadar samimi döken, evini, ailesini bu kadar özleyen bir adam, evi, aileyi seven biri olmalıydı. Evini düşünen, evini arayan, evini sakınan biri... Ev duyusu olan biri... Kız da konuşmaya başladı. Onun da evi uzaklardaydı. Çocukluğu gibi... O da ailesini anlattı. Çok şirin bir sohbet olmuştu... Tatlı ve sıcak. Ve de bu sohbet öykümüzün harikulade güzel başlangıcı olmuştu tabii... Buluşmaya devam ettiler ve her güzel öyküde olduğu gibi, prenses, prensle evlendi. Ve de sonuna kadar çok mutlu yaşadılar. Prenses ne zaman kahve yapsa prensine içine bir kaşık tuz koydu, hayat boyu... Onun böyle sevdiğini biliyordu çünkü... 40 yıl sonra, adam dünyaya veda etti. “Ölümümden sonra aç” diye bir mektup bırakmıştı sevgili karısına. Şöyle diyordu, satırlarında: “Sevgilim, bir tanem. Lütfen beni affet. Bütün hayatımızı bir yalan üzerine kurduğum için beni affet. Sana hayatımda bir tek kere yalan söyledim.. Tuzlu kahvede. İlk buluştuğumuz günü hatırlıyor musun? Öyle heyecanlı ve gergindim ki, şeker diyecekken ‘Tuz’ çıktı ağzımdan. Sen ve herkes bana bakarken, değiştirmeye o kadar utandım ki, yalanla devam ettim. Bu yalanın bizim ilişkimizin temeli olacağı hiç aklıma gelmemişti. Sana gerçeği anlatmayı defalarca düşündüm. Ama her defasında korkudan vazgeçtim. Şimdi ölüyorum ve artık korkmam için hiçbir sebep yok... İşte gerçek: Ben tuzlu kahve sevmem! O garip ve rezil bir tat. Ama seni tanıdığım andan itibaren bu rezil kahveyi içtim. Hem de zerre pişmanlık duymadan. Seninle olmak hayatımın en büyük mutluluğu idi ve ben bu mutluluğu tuzlu kahveye borçluydum. Dünyaya bir daha gelsem, herşeyi yeniden yaşamak, seni yeniden tanımak ve bütün hayatımı yeniden seninle geçirmek isterim, ikinci bir hayat boyu daha tuzlu kahve içmek zorunda kalsam da...” Yaşlı kadının gözyaşları mektubu sırılsıklam ıslattı. Lafı açıldığında birgün biri, kadına “Tuzlu kahve nasıl bir şey? ” diye soracak oldu.. Gözleri nemlendi kadının... Çok tatlı! .. dedi... __________________ ![]() September 21 fıkradeliler hastanesinden iki deli kacmaya karar vermişler deli öbür deliye demiş cık bak dısardaki duvar yüksekse alttan eser kacarız yok düsükse üsten atlar kacarız deli gidip bakmıs ve gelmiş demişki bizim burdan kacmamıza imkan yok öbür deli demiş neden cünkü orda duvar yok demiş
September 20 Konuşulan konu bilmecebilmeceBOŞ tüp dolu tüpe ne demiş cvp seni yakacaklar benim yerime demiş |
||||||||||||||||||||
|
|